Orff Eğitimi

 

Orff  Schulwerk yaklaşımı ünlü besteci Carl Orff’un geliştirdiği bir müzik, oyun, hareket-dans yaklaşımıdır. Genellikle okul öncesi çağdaki çocukların içlerindeki yeteneği ortaya çıkarmak, onlara kolektif çalışma olanağı sağlamak ve iletişimlerini güçlendirmek için kullanılmaktadır. Müzik eğitimi, dünyanın her yerinde yeteneği olan bireyler için sunulan bir eğitimdir. Ancak Orff yaklaşımı, yeteneğin önemli olmadığını, her bireyin kendini müzik, oyun ve dans ile ifade edebileceğini kanıtlamıştır.

Orff yaklaşımı ile eğitim alan çocuklar, önce kendilerini tanımakla eğitime başlarlar. Bedenlerini bir enstrüman olarak kullanarak, ritim kavramını kendileri üzerinden öğrenirler. Eğitmenin onlar için hazırladığı ritimlerle hareket ederler ve ritimleri içselleştirirler. Bunu yaparken bizim için önemli olan, önce eğlenmeleri, sonra öğrenmeleridir. Orff çalışmalarının içeriğinde, bedenin hareketlerle hazırlanmasından konuşmaların kullanılmasına, konuşmaların ritme dönüştürülmesinden bu ritimlerin müzik haline gelmesine ve bütün bu araçların bir gösteriye dönüşmesine kadar olan süreçte önemli olan tek şey “oyun”dur.

Beden perküsyonu ile ritimleri keşfeden çocuklar, öğrendikleri ritimleri Orff çalgıları adı verilen çalgılar ile çalmaya başlarlar. Her çocuğun görevi farklıdır ve çaldığı ritim de, çalgı da buna göre değişiklik gösterir. Böylece birbirinden farklı birçok çocuk bir araya gelerek, o farklılıkları kolektif bir çalışma ile birleştirerek aynı müziği yaparlar. Bu da onların hem ürettiği, hem eğlendiği, hem iletişimde bulunduğu hem de birçok yeni bilgi öğrendikleri bir eğitime dönüşür.

Orff  Schulwerk yaklaşımı ünlü besteci Carl Orff’un geliştirdiği bir müzik, oyun, hareket-dans yaklaşımıdır. Genellikle okul öncesi çağdaki çocukların içlerindeki yeteneği ortaya çıkarmak, onlara kolektif çalışma olanağı sağlamak ve iletişimlerini güçlendirmek için kullanılmaktadır. Müzik eğitimi, dünyanın her yerinde yeteneği olan bireyler için sunulan bir eğitimdir. Ancak Orff yaklaşımı, yeteneğin önemli olmadığını, her bireyin kendini müzik, oyun ve dans ile ifade edebileceğini kanıtlamıştır.

Orff yaklaşımı ile eğitim alan çocuklar, önce kendilerini tanımakla eğitime başlarlar. Bedenlerini bir enstrüman olarak kullanarak, ritim kavramını kendileri üzerinden öğrenirler. Eğitmenin onlar için hazırladığı ritimlerle hareket ederler ve ritimleri içselleştirirler. Bunu yaparken bizim için önemli olan, önce eğlenmeleri, sonra öğrenmeleridir. Orff çalışmalarının içeriğinde, bedenin hareketlerle hazırlanmasından konuşmaların kullanılmasına, konuşmaların ritme dönüştürülmesinden bu ritimlerin müzik haline gelmesine ve bütün bu araçların bir gösteriye dönüşmesine kadar olan süreçte önemli olan tek şey “oyun”dur.

Beden perküsyonu ile ritimleri keşfeden çocuklar, öğrendikleri ritimleri Orff çalgıları adı verilen çalgılar ile çalmaya başlarlar. Her çocuğun görevi farklıdır ve çaldığı ritim de, çalgı da buna göre değişiklik gösterir. Böylece birbirinden farklı birçok çocuk bir araya gelerek, o farklılıkları kolektif bir çalışma ile birleştirerek aynı müziği yaparlar. Bu da onların hem ürettiği, hem eğlendiği, hem iletişimde bulunduğu hem de birçok yeni bilgi öğrendikleri bir eğitime dönüşür.